www.Turkmedya.com
Perşembe, 08 Ocak 2009
Turkmedya.com Google 
Anasayfa |  Sitene Ekle |  Üye Girişi |  Künye | İletişim  
İL PORTALLARI

Almanya
Hollanda
Fransa
Kıbrıs
Ülke Seçiniz

Add to Google
Add to Google
Can ATAKLI   -  Vatan
catakli@gazetevatan.com
Yazı boyutu            
Deniz Feneri Türkiye’yi sarsacak
Bundan birkaç ay önce Almanya’da Deniz Feneri Derneği ile ilgili çok önemli bir dava başlayacağını sizlere ilk ben duyurmuştum. O yazıda çok ilginç bir detay vardı:

Deniz Feneri Derneği ile ilgili tutuklanan üç kişi tam 8 aydır cezaevindeydi. Bu, Alman hukukunda çok nadir görülen bir durumdu. Almanya’da hiçbir davada sanıklar haklarında iddianame hazırlanıp mahkemeye çıkarılmadan bu kadar süre tutuklu kalmamıştı.

Peki, tutukluluk neden bu kadar uzun sürmüştü? Çünkü, bu olay Almanları çok şaşırtmıştı. Yardım için büyük organizasyonlarla toplanan paralarının kimilerinin çıkarı ve siyasi faaliyetler için kullanılmasını akılları almıyordu. Bu nedenle çok titiz bir çalışma yapıldı ve her şey dört başı mamur olarak hazırlandı.

Alman hukukuna göre bu tür davalar yıllarca sürmüyor. Duruşmalar da kısa aralıklarla ve dava bitene kadar yapılıyor. Yani bizdeki gibi duruşmaların arasında aylar yok.

Bu davanın mahkûmiyetle sonuçlanmasının Türkiye’deki etkileri sanıyorum çok büyük olacaktır. Çünkü her ne kadar Almanya’daki dernek yöneticileri Türkiye’deki Deniz Feneri ile ilişkilerinin bulunmadığını söylese de, Alman savcı toplanan paraların neredeyse tamamının Türkiye’deki siyasi faaliyetler için harcandığını ve birilerinin de cebine girdiğini ileri sürüyor. Davanın bu şekilde bitmesi halinde Türkiye’de de çok ciddi tartışmalar başlayacaktır.

Almanya’daki dava bu tür “yardım amaçlı para toplama operasyonlarının” aslında buzdağının görünen küçük bir parçası olduğunu gösteriyor. Olayın altı kazındıkça çoğu dar gelirli milyonlarca insanın dini ve insan duygularının nasıl sömürüldüğünün ortaya çıktığını görebiliriz.

Bazı gazetelerde Deniz Feneri olayı ile Yimpaş ve benzeri dolandırıcılıklar bir tutuluyor. Oysa bana göre arada dağlar kadar fark var. Birinde (Yimpaş) insanların “avanta” duyguları körükleniyor. Az bir yatırımla çok para kazanma hırsları körükleniyor. Bir tür “aptallıktan” yararlanılıyor.

Oysa Deniz Feneri benzeri operasyonlarda insanların direkt manevi duygularına hitap ediliyor. “Aptallıktan” değil “hulusü saffet”ten yararlanılıyor. Bence ikincisi çok daha kötü, çok daha insanlık dışı ve ahlaksızca...

*****


Zahit Akman hata yapıyor

Deniz Feneri ile ilgili yazılarımda “Türkiye’nin en önemli kurumlarının başında oturan bir kişi de ‘para taşıyıcısı’ olarak dosyada yer alıyormuş” diye yazmıştım. Ama o yazı yazıldığı sırada isim vermek hem hukuken hem de ahlaken sakıncalıydı. Çünkü elimde sadece “duyum” vardı. Ama bu ismin RTÜK Başkanı Zahit Akman olduğunu biliyordum. O sırada yazmadım.

Zahit Akman bence olayın duyulması üzerine hatalı bir çıkış yaptı. Bir kere konuyla hiç ilgili olmadığı halde makamını kullandı, basın toplantısını makamında yaptı. Suçlama RTÜK ile ilgili değildi. Ahlaki ve akçeli bir suçlamaydı, bu durumda RTÜK makamının kullanılması doğru olmadı.

Akman olayı Ergenekon’la karşılaştırarak medyaya sitem etti. Oysa RTÜK denetiminde olan pek çok televizyon kanalı Ergenekon sanıkları ile ilgili yasaları hiçe sayarak yüzlerce yayın yaptı. Akman’ın aklına ne yasalar ne de bu kanalları uyarmak geldi. Şimdi bundan yakınmak en azından inandırıcı değil.

Zahit Akman, Almanya’ya gidebileceğini söylüyor. Hani “Halep ordaysa arşın burda” diye bir deyimimiz var. Akman bir bahane bulup Almanya’ya gidebilir, iddiayı çürütür.

En önemlisi Akman hakkında yayın yapan Doğan Grubu’nu dolaylı yoldan suçlayarak “RTÜK’ten istedikleri izni alamayanlar bu dosyayı açtılar” diyor. Oysa kimsenin dosya açtığı yok. Akman farkında değil galiba ama haber durup dururken ortaya çıkmadı ki. Alman mahkemesi bir haftadır bu davayı görüşüyor. İddialar da herhangi bir yayın grubunun değil bizzat Alman savcının iddiaları.

Alman mahkemelerinin herhalde Türkiye’deki bir siyasi olaya taraf olacak hali yok.

*****


Allah ne yapıyordur?

Bektaşi bir gün yolda giderken önüne atlı biri çıkmış. “Baba” demiş, “Bir sorun var, cevap verebilir misin bana? Öğrenmek istiyorum, Allah ne yapıyordur şu anda?” Bektaşi bu soruya çok kızmış ama hiç belli etmemiş. “Atından iner, ben binersem, cevap veririm soruna” demiş. Adam şaşırarak “Neden” diye sormuş. Bektaşi de “yüksekten cevap veririm” diye cevaplamış. Sonra adam inmiş atından, Bektaşi binmiş atına. Adam sorusunu tekrarlamış, “Allah ne yapıyordur söyle bakalım şimdi?” Bektaşi atın üzerinde başlamış gülmeye: “Allah ne yapacak şimdi” demiş, “Atını bir aptaldan alıyor, akıllı olanına veriyor.”

*****


Okullar açılıyor, kırtasiye malzemeleri çocuklara zarar vermesin

Bırakın çocuk olmayı, biz büyükler bile elimize kalemi aldığımızda bir şey yazmadan önce düşünürken kalemin ucunu ağzımıza sokmuyor muyuz? Sokuyoruz tabii. Çocuklar ise eğer ellerinde kalem varsa bir ucu da mutlaka ağızlarındadır.

Peki bu ağızlardaki kalemin boyası, yapıldığı malzemeler sağlığa ne kadar zararlı biliyor musunuz?

Tahmin ediyordum ama bu kadarını bilmiyordum. Çünkü başta kalemler olmak üzere kırtasiye malzemelerinde kullanılan kimi boyalar, katkı maddeleri ve diğer ham maddeler sağlığa zararlı olabiliyor.

Örneğin, plastiklerin yumuşatılması için kullanılan flatatlar kanser, böbrek, karaciğer bozukluklarına ve cinsel sorunlara yol açıyormuş.

Yine kırtasiye ürünlerindeki kaplama malzemelerinde sertlik ve parlaklık sağlamak amacıyla kullanılan kimyasalların içinde bulunan ağır metaller de kanserojen nitelikli. Ürünlerin boyalarında kullanılan bazı kimyasallar da cilt hastalıkları ve alerjilere neden oluyormuş. Buruşmazlığı, su geçirmezliği sağlayan formaldehitler de alerjik reaksiyonlara, göz ve solunum hastalıklarına yol açabiliyormuş.

Aslında “Hepimiz bunlarla büyümedik mi?” diyebilirsiniz. O kadar değil çünkü son yıllarda göze hoş görünen, çocukların bayıldığı pek çok kırtasiye ürünü vitrinleri süslüyor ve bu albeni de tüketiciyi çekiyor.

Oysa yine göze hoş gelen ama yukarıda saydığım özellikleri taşımayan kırtasiye ürünleri de satılıyor. Bu anlattıklarımı Metro Market yöneticileriyle yaptığım görüşmeler sırasında öğrendim. Metro, bu yıl kırtasiye ürünlerini tamamen bu yeni nesil ürünlerden oluşturmuş. Herhalde başka yerlerde de vardır ama bu hafta okullar açılıyor, bugün okul alışverişleri için son gün, en azından dikkatli olmanızı tavsiye etmek istedim.
3.259.909  ÜYE  
Email:
Şifre:
ÜYE OL  |  Şifremi Unuttum

İlk-Orta-Lise-Üniversite
OKUL ARKADAŞINI BUL
  Lütfen İl Seçiniz
  Lütfen İlçe Seçiniz
  Lütfen Okul Seçiniz

Anasayfa
Belediyeler
Bilim & Teknoloji
Çevre
Dünya
Eğitim
Ekonomi
İş-Kariyer
İslam
KOBİ
Kültür/Sanat
Magazin
Medya
Polis/Adliye
Röportaj
Sağlık
Şirketler
Siyasi Partiler
Spor
Yaşam

Bilişim
Eğitim
Finans
Franchising
Gıda
İnsan Kaynakları
Medya
Otomotiv
Reklam
Sağlık
Sivil Toplum Kuruluşları
Tekstil
Telekom
Tüketici
Turizm
Ulaştırma
Yapı Endüstrisi
 GAZETELER
 TELEVİZYONLAR
 İNTERNET MEDYASI
 RADYOLAR
 DERGİLER
BelediyeMeydani.Com Bir İnternet Holding A.Ş. İştirakidir. © Copyright 1996 - 2008