www.Turkmedya.com
Perşembe, 08 Ocak 2009
Turkmedya.com Google 
Anasayfa |  Sitene Ekle |  Üye Girişi |  Künye | İletişim  
İL PORTALLARI

Almanya
Hollanda
Fransa
Kıbrıs
Ülke Seçiniz

Add to Google
Add to Google
Emre AKÖZ  -  Sabah
emreakoz@sabah.com.tr
Yazı boyutu            
YouTube yasağı Nasrettin Hoca’nın türbesine benziyor
Mesele dergisinin kasım sayısında, Frankfurt Kitap Fuarı hakkında bir yazı var. Yazar ve yayıncı Osman Akınhay, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Nobelli yazarımız Orhan Pamuk'un resmi açılışta yaptığı konuşmalara ilişkin izlenimlerini anlatıyor.
Orhan Pamuk konuşmasının bir yerinde şöyle diyor:
"Bu yıl yayımladığım bir roman için çalışırken eski Türk filmlerini seyretmem, eski şarkıları dinlemem gerekti. Daha önceleri bu işi kolayca YouTube ile yapmıştım ama aynı şeyi şimdi yapamam. Çünkü YouTube ile birlikte yüzlerce yerli ve uluslararası web sitesine girmek, siyasi nedenlerle Türkiye'de yaşayanlara yasak."
Pamuk bunları söyler söylemez, konuşmanın tercümesini dinlemekte olan iki Alman kız, bir anda kulaklıklarını çıkarıp, ellerini de "Nasıl yani" dercesine açarak hayretle birbirlerine bakıyor ve alaycı alaycı gülüyorlar.
Daha sonra Cumhurbaşkanı Gül, "Evet sorunlar var ama durum eskisi kadar kötü değil; ilerliyoruz" diye özetlenebilecek sözlerle durumu kurtarmaya çalışıyor.
Ama boşuna: Çünkü konuşmayı dinleyen tüm gençlerin aklında, "YouTube yasaklayan Türkiye" bilgisi kalıyor.
(Hatırlatalım YouTube'u Türkiye'den başka, İran ve Çin gibi otoriter tonu baskın olan ülkeler yasaklıyor.)
Siyasi açıdan baktığımızda olay burada kalmadı. Soğuk Savaş dönemini hatırlatan manzaralarla karşı karşıyayız.
O zamanlar komünizm tehlikesi diye bir şey uydurmuşlardı. Mesela Nâzım Hikmet'in kitaplarını yasaklıyorlardı.
Ama biraz mürekkep yalamış, 'duyarlı' bir siyasetçiyle konuştuğunuzda, "Nâzım Hikmet'i nasıl da beğendiğini" anlatır, hatta bazı şiirlerini ezbere okurdu.
"Ama ah, şartlar uygun değildi! Şu komünizm tehlikesi bir atlatılsa, halkımız da bu şiirleri okuyabilecekti. Ancak o zamana kadar mümkün olamazdı."
İşte bu saçma vaziyetin aynısı olmasa da bir benzerini bize yeniden yaşatıyorlar:
Hindistan gezisine giderken Başbakan Erdoğan, gazetecilerin "YouTube'a girilemiyor" eleştirisi üzerine, "Yoo, ben giriyorum, siz de girin" diyor.
Fark şurada: Geçmişte mahkeme bir yasak getirir, siyasetçi de bundan memnun kalır, ellerini ovuşturarak uyulmasını sağlardı.
Şimdi ise siyasetçiler, yasağı delmeni yollarını bizzat anlatıyor!
Yani tam bir komedi!
Aslında YouTube yasağının, ön kapıdan girişi kocaman bir kilitle engellenmiş ama arka tarafı herkese açık Nasrettin Hoca türbesinden farkı yok. (Eskiden böyleydi ve Nasrettin Hoca'nın esprisine uygundu.)
Mahkemeler istedikleri kadar yasaklasın YouTube'a gireceğiz; çünkü böyle bir yasak, internetin ruhuna aykırı.
Yine de olayın hiç de komik olmayan bir tarafı var: Siyasetçinin görevlerinden biri de, Meclis'te kanunları değiştirerek, bu tip anlamsız yasakları ortadan kaldırmaktır.
Yani mesele, YouTube yasağını delecek yan yollar önermek değil, yasaklamayı imkânsız hale getirmektir.
Hindistan "bilişim" ve "internet üzerinden iş yapma" konusunda epey ilerledi.
Başbakan Erdoğan'ın Hindistan'dan feyiz almasını ve döner dönmez şu saçma yasağı kaldıracak girişimlerde bulunmasını umalım.
3.259.909  ÜYE  
Email:
Şifre:
ÜYE OL  |  Şifremi Unuttum

İlk-Orta-Lise-Üniversite
OKUL ARKADAŞINI BUL
  Lütfen İl Seçiniz
  Lütfen İlçe Seçiniz
  Lütfen Okul Seçiniz

Anasayfa
Belediyeler
Bilim & Teknoloji
Çevre
Dünya
Eğitim
Ekonomi
İş-Kariyer
İslam
KOBİ
Kültür/Sanat
Magazin
Medya
Polis/Adliye
Röportaj
Sağlık
Şirketler
Siyasi Partiler
Spor
Yaşam

Bilişim
Eğitim
Finans
Franchising
Gıda
İnsan Kaynakları
Medya
Otomotiv
Reklam
Sağlık
Sivil Toplum Kuruluşları
Tekstil
Telekom
Tüketici
Turizm
Ulaştırma
Yapı Endüstrisi
 GAZETELER
 TELEVİZYONLAR
 İNTERNET MEDYASI
 RADYOLAR
 DERGİLER
BelediyeMeydani.Com Bir İnternet Holding A.Ş. İştirakidir. © Copyright 1996 - 2008