İletişim bilim şunu söyler: "Siyasi propaganda yarışında ama olumlu ama olumsuz, hakkında çok konuşulan genelde kazançlı çıkar" "Kara çarşaf" meselesinde CHP'ye içinden gelen eleştirilere, muhafazakar kesimden gelen hem eleştiri hem de övgülere işte bu bakış açısıyla bakmak lazım.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun çıkışlarıyla ilk kez gündem yaratmaya başlayan CHP, artık AKP ne diyorsa tersini söylemekten ibaret olan "demeç muhalefeti" yapmaktan uzaklaşmaya başladı. CHP artık AKP'nin belirlediği gündemi takip etmiyor. Kendisi gündem yaratıyor. Çok değil 5-6 yıl öncesine dönelim.
AKP'liler ne yapıyordu?
Meyhane meyhane gezip oy istiyorlardı. Hatta günümüzün bir bakanı, "genelev kadınlarını" bile ziyaret etmişti. AKP bu arayışlarını liberal elitistlerle aynı sofrada oturmaya kadar götürdü ve geleneksel tabanının dışındaki kesimlerin de gönlünü kazandı. Kimileri o günlerde AKP'lilerin yaptıklarına "takiyye" olarak baktı. Şimdilerde CHP'nin "kara çarşaf atağını" aynı şekilde "takiyye" olarak görenler var. Valla, takiyye mi makiyye mi bilemem ama, takiyye olsa bile işe yaradığını AKP tecrübesinden biliyoruz. CHP'nin AKP'nin taktiğini kapması, doğru yolda olduğunu gösteriyor.
Kanaltürk’teki AGB tartışması...
Kanaltürk ana haberdeki "reyting tartışması"nı ilgiyle izledim. Üstü kapalı geçildiği için bilmeyenlere aktaralım. Birkaç yıl önce bir magazin yapımcısı evinde AGB aleti bulunan bazı deneklerin isimlerini ele geçirdi. Rüşvet verip, bir muhafazakar TV kanalındaki magazin programını izlemelerini ve reytinglerini şişirmeyi sağladı. Yani bugün AGB gürültüsünü muhafazakar iktidar yanlısı kanallar kopartıyor ama saptanan AGB hilesi bir başka muhafazakar kanalda yapıldı. Gerçi kanalın da suçu yok, suç dışarıdan program yapan yapımcıdaydı.
O zaman yine ATV'de program yapan İbrahim Tatlıses, ele geçirilen denek listesini (sanırım 2500 haneden 100 kadarı) ATV yönetimine götürdü. ATV'nin başkaldırması üzerine AGB duruma el koyup, hemen kendisini aldatmaya yönelik sahtekarlığı düzeltti.
Şimdi Kanaltürk ana haberde canlı yayına bağlanan Tatlıses, bir kez daha sahneye çıkıp, reyting ölçümlerinde sahtekarlık olduğunu iddia ediyor. Bugün yazarı İletişim Profesörü Ali Atıf Bir, dili döndüğünce şunu anlatmaya çalıştı:
"Türkiye'de yaşanan sahtekarlık vakası, ABD'de bile olabilir. Hatta bu konuda film bile yapıldı. Sistem hantal olabilir, dediğiniz sahtekarlık olayı da doğru. Ama bunu AGB yapmadı. Dışarıdan birileri üç kağıt yaptı. Ortaya çıkınca da, AGB hemen düzeltti. AGB'nin sistematik bir şekilde reytinglerle oynadığını söylemek insafsızlık olur..."
Tatlıses, umduğunu bulamadığı Bir'e "Hocam, halkın anlayacağı dille anlatmıyorsunuz" diye laf dokundurdu. Ama iddiaları tüm AGB düşmanı başarısız TV'ciler gibi "kahvehane dedikodusundan ileri gitmeyen" Tatlıses'le aynı dili konuşması mümkün olmayan Bir, lafı çok güzel yapıştırdı:
"Haklısınız, Urfa'da Oxford olmadığından, sizi eğitemedik"