www.Turkmedya.com
Perşembe, 08 Ocak 2009
Turkmedya.com Google 
Anasayfa |  Sitene Ekle |  Üye Girişi |  Künye | İletişim  
İL PORTALLARI

Almanya
Hollanda
Fransa
Kıbrıs
Ülke Seçiniz

Add to Google
Add to Google
Sebahattin ÖNKİBAR  -  Yeniçağ
sonkibar@gmail.com
Yazı boyutu            
Ben kimin adamıyım?

Bu aralar çok değişik çevrelerden aynı soruyu, yani şunu işitiyorum:
-Sen kimin adamısın?
    Tayyip Erdoğan’ı mı eleştirdim!
AKP’yi din gibi görüp ona iman eden güruh vaveylayı basıyor:
-Sen kime hizmet ediyorsun?
Abdullah Gül’e mi dokundurdum!
Gül’ü adeta 4 halifeden sonra gelen 5. halife gibi görenler kıyameti koparıyor:
-Sen hangi mahfilin adamısın!
Masonları ve rotaryenleri mi sorguladım?
Bu sefer onlar susuyor ve bunlar feverana başlıyor?
-Sen hangi karanlık odağın mensubusun?



Ergenekoncu ve MİT’ci!
PKK eşkıyasını mı hedef aldım!
Kürt ırkçıları kinlerini kusuyor:
-Sen kontrgerillacı mısın?
Üniversiteliye türban serbestisinde Baykal’ı mi eleştirdim.
Benzer bir tepki bu sefer CHP’lilerden geliyor:
-Sen kimsin?
Bahçeli’nin siyasetteki yetersizliklerine dikkat mi çektim!
Etrafındaki amigolar topa tutuyor:
-Sen neye hizmet ediyorsun?
Yaşar Büyükanıt’ın Dolmabehçe görüşmesinden sonraki tuhaf  tutumlarına mı dikkat çektim!
Sözde askerciler benzer kolaycılıkla mail atıyor:
-Sen neyin peşindesin?
Vakit gazetesini mi eleştirdim?
Din simsarları koro halinde saldırıyor:
-Sen gizli Ergenekoncu musun? MİT’ci misin?
Farklı bir anlatımla devam edelim:
-Cumhuriyet’i mi eleştirdim?
-Ben gizli nasyonalistim!



Ultra milliyetçi!
AKP medyasını mı hedef aldım!
-Ben düşman cephesindenim!
İnternet medyasındaki şantajcı soytarıları mı deşifre ettim!
-Ben küfürbazım.
Siyasal İslamı mı afişe ettim!
-Ben Ebu Cehillerle beraberim!
Takas medyasının yaptıklarını mı yazdım!
-Ben  karıştırıcıyım!
TÜSİAD’ı ve egemenleri mi hedefe oturttum!
-Ben marjinalim.
ABD’yi, AB’yi mi eleştirdim?
-Ben ultra milliyetçiyim.
Barzani ve Talabani’yi mi sorguladım?
-Ben fanatik Türkçüyüm!
Gördüğünüz gibi kimi eleştirsem silahını doğrultup ateş ediyor!..
Yok, bunlardan ürktüğüm ya da alındığım yok.
Tersine gülüyorum.
Demek ki ayrım yapmaksızın gerektiğinde herkesin üzerine gidebiliyorum.
Bir gün onu, ertesi gün başkasını, daha sonraki gün tam tersi cepheyi olaylara göre sorgulayabiliyorum!



Özal ve Çiller’in yaptıkları
Rezervlerim, korkularım, görevlerim yok.
Ama okuyucu kızıyor demeyin!
Ben kimseye küfür ya da hakaret etmiyorum, bakışlarımı ve tespitlerimi sunuyorum.
Kızanlar peşin hükümlüler, yani taraftar olanlardır ki o cenahı hiç mi hiç takmıyorum!
Benim için önemli olan şunun bunun adamı denmemesidir ki çok şükür Yeniçağ’daki çizgim itibarıyla hiç kimse bunu iddia edemez.
Haa, böyle bir çizgi ve seyrin meslek ikbalı bağlamında iyi bir metot olmadığını çok iyi biliyorum.
Muhalefet edenler haklı olsalar da sevilmezler.
Hele hele bu muhalefet medyada yapılıyorsa insanın çok düşmanı olur. Bu da mesleki geleceğin ipotek altına sokulması demektir.
Bütün bunları biliyorum, zira bu satırların yazarı iki yazısından ötürü Rahmetli Özal’ın hışmına uğramış, dahası Tansu Çiller bu satırların yazarını kovdurtmak için o dönem çalıştığı gazetenin patronunu tehdit ettiğinin ve bu olay üzerine Cumhurbaşkanı’nın araya girdiğinin onlarca şahidi vardır.
Dolayısıyla muhalefet eden bir gazetecinin aslında kendine kastettiğini yaşayarak biliyorum.



Yeniçağ’ın farkı
Peki buna rağmen niye mi rezervsiz muhalefet etmeyi sürdürüyorum?
Yaptığım akıllılık değil, ama emin olun gazeteciliğin ilk kez keyfini çıkarıyorum.
Yeniçağ benim yazı yazdığım beşinci gazete. Türkiye, Star ve Posta’nın milyon sattığı dönemlerde yıllarca birinci sayfa anonslu yazılar yazdım. Yazı yazdığım o gazetelerin tamamında belli bir yayın çizgisi ve otokontrol vardı ve belli rezervler uygulanırdı. Yeniçağ bu anlamda kendimi en özgür hissettiğim gazete. Dolayısıyla bu işi burada keyif için yapıyorum... Bir başka boyut gazetecilik zaten muhalif olmak değil midir?
Gelelim kimin adamı olduğum sorusunun cevabına:
Düşündüm taşındım, ama kendimi belli bir yere oturtamadım.
Elbette inançlarım, kutsallarım ve fikirlerim var, ama bunu belli bir  siyasi şablona hapsetmeye razı olamadım.
Vardığım sonuç şudur:
Ben hiçbir amblemin ve de kimsenin adamı olamam.
Çünkü ben gazeteciyim.
Ben birileri sevinsin ya da üzülsün diye yazmıyorum.
Siyasi ve ticari bir hesabım yok. Bugüne kadar olmadı, bundan sonra da olmayacak.
Çok şükür maddi anlamda da namerde muhtaç değilim.
Kuşkusuz ben de insanım, benim de duygularım var, ama buna rağmen olabildiğince objektif olma gayretindeyim.



Yaranma derdim yok!
Eksiğim ve kusurum tartışmasız çok, ama emin olun hiç kimseye kastım, kinim yok ve sadece gazeteciliğin gereğini yerine getirmeye çalışıyorum.
Dolayısıyla artık bundan böyle hoşunuza gitmeyen bir yazım oldu mu “Sen kimin adamısın” sorusunu sorup lütfen klavyenizi aşındırmayın.
Ben buyum, isteyen inanır, isteyen inanmaz. Umurumda değil. Benim bu saatten sonra hiç ama hiç kimseye yaranmak diye bir derdim olamaz.
Dedim ya benim işim fotoğraf çekip bunu okuyucularıma aktarmaktır.
Çektiğim fotoğrafı beğenip beğenmemek sizin bileceğiniz şey.
Hadi kalın sağlıcakla!


3.259.909  ÜYE  
Email:
Şifre:
ÜYE OL  |  Şifremi Unuttum

İlk-Orta-Lise-Üniversite
OKUL ARKADAŞINI BUL
  Lütfen İl Seçiniz
  Lütfen İlçe Seçiniz
  Lütfen Okul Seçiniz

Anasayfa
Belediyeler
Bilim & Teknoloji
Çevre
Dünya
Eğitim
Ekonomi
İş-Kariyer
İslam
KOBİ
Kültür/Sanat
Magazin
Medya
Polis/Adliye
Röportaj
Sağlık
Şirketler
Siyasi Partiler
Spor
Yaşam

Bilişim
Eğitim
Finans
Franchising
Gıda
İnsan Kaynakları
Medya
Otomotiv
Reklam
Sağlık
Sivil Toplum Kuruluşları
Tekstil
Telekom
Tüketici
Turizm
Ulaştırma
Yapı Endüstrisi
 GAZETELER
 TELEVİZYONLAR
 İNTERNET MEDYASI
 RADYOLAR
 DERGİLER
BelediyeMeydani.Com Bir İnternet Holding A.Ş. İştirakidir. © Copyright 1996 - 2008