Hindistan’da meydana gelen eşzamanlı saldırılarda 172 kişi öldü, yüzlerce yaralı var...
Bu saldırı için “Hindistan’ın 11 Eylül’ü’’ benzetmesi yapılıyor.
Hindistan, saldırıyı gerçekleştiren militanların Pakistan’la bağlantılı olduğuna dair ellerinde kanıt olduğunu açıkladı.
Zamanlama ayrıca çok önemli zira Hindistan’la Pakistan arasındaki sorunlu Keşmir bölgesinde de yerel seçimler yapılıyor.
Şimdi burada durup bir adım geri çekilip büyük resme bakalım.
Amerika Irak’tan çekilme takvimi açıkladı. Ancak İran’dan ötürü mutlak bir çekilme imkansız.
Birçok istihbarat kaynağına göre Afganistan-Pakistan sınır bölgesi Taliban ve El Kaide açısından tam bir cennet...
Binlerce militan bu dağlık bölgede barınıyor. Kabileler bölgesindeki binlerce medresede ise on binlerce Taliban yetişiyor.
Pakistan Ordu İstihbaratı (ISI) Rusya’nın Afganistan’ı işgal ettiği dönemde CIA fonlarıyla mücahitlerin direnişini desteklemiş ve konrol etmişti.
Şu anda da Pakistan derin devleti Taliban üzerinde sanılanın çok ötesinde bir etkiye sahip.
Bir yandan da Pervez Müşerref sonrası dönemde Amerika’nın Pakistan yönetimi üzerinde eskisi kadar etkili olduğunu söylemek mümkün değil.
Bugün Pakistan ordusunun başında bulunan General Eşfak Kayani de ISI Başkanlığı yaptı ve Amerikanın Pakistan topraklarından insansız hava araçlarıyla gerçekleştirdiği saldırılardan rahatsız olduğu biliniyor.
Obama’nın masasında iki önemli dosya var...
Biri içeride: Ekonomik krizle başa çıkmak...
Diğeri dışarıda: Pakistan...
Dolayısıyla Dekkan Mücahitleri denen bu örgütün gerçekleştirdiği saldırıyı Pakistan’a yapılacak çok kapsamlı bir sıkıştırma planının ilk ayağı olarak okumak gerek.
Hindistan’ın Pakistan karşıtı açıklamaları giderek sertleşebilir.
Pakistan-Hindistan arasında hiç umulmadık boyutlara tırmandırılan bir gerginlik çıkabilir.
Peki bu kime yarar?
Amerika’ya...
Afganistan’ı Pakistan’dan bağımsız okuyamayacağımıza göre kirli bir plan masaya kondu.
Rusya’nın açıklaması ise dolaylı olarak Amerika’yı hedef gösteriyor...
Rus istihbaratı Bombay’daki saldırıların arkasında El Kaide’nin olduğunu iddia etti.
El Kaide eşittir ABD.
Neo-Con’ların altında imzası bulunan, “Project for New America’’ belgesinde, “Bizim yeni bir Pearl Harbour’a ihti-yacımız var...’’ denmişti.
Bir süre sonra 11 Eylül meydana geldi. Afganistan ve Irak işgal edildi... Bir milyon Müslüman katledildi... Nedeni? El Kaide... El Kaide ne? Bilen yok...
Şimdi ise Neo-liberalizm tarihinin en ciddi krizini yaşıyor.
Bu çöküş sadece ekonomik olmayacak. Kraliçe Viktorya döneminde Rudyard Kipling’in isim babalığını yaptığı “Büyük oyun’’ yeni yüzyılda başka aktörlerle oynanıyor...
Amerika’nın başına Obama gelince her şey değişecekmiş..!!!
Bakın bakalım nasıl değişecek... Amerika gibi bir ülke için yapılan bu yoruma kargalar bile güler...
2009 yılında Pakistan’ın olağan şüpheli haline getirildiği bir sürece tanıklık edeceğiz.
Asıf Ali Serdari ve Yusuf Gilani ikilisinin ne denli zayıf olduğu düşünülürse... Pakistan’ın en büyük tutkalı Müslümanlık dışında ayrıştırıcı ne varsa onu kullanmak gerekecek...
Paştunları, Belucileri kaşımak... Yoksulluğu artırmak ve Hindistan’la nükleer kriz düzeyinde bir gerginliğe acilen ihtiyaç var...
Anlayacağınız dünya için yeni bir tezgâhtar var... Sevimli biri... Obama... Tezgâhta ise Pakistan...