www.Turkmedya.com
Perşembe, 02 Eylül 2010
Turkmedya.com Google 
Anasayfa |  Sitene Ekle |  Üye Girişi |  Künye | İletişim  
İL PORTALLARI

Almanya
Hollanda
Fransa
Kıbrıs
Ülke Seçiniz

Add to Google
Add to Google
Şahin ALPAY   -  Zaman
s.alpay@zaman.com.tr
Yazı boyutu            
Yoksa İran mı Türkiye'ye benzeyecek?
Malumunuz, Türkiye'deki laikçilerin ortaya attıkları iddialardan biri, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarı altında Türkiye'nin giderek İran'a benzer bir rejime bürünme, yani yarı-demokrasi, yarı-din devleti olma yoluna girdiği.

Tarihleriyle, kültürleriyle ve siyasetiyle Türkiye ile İran'ı karşılaştırdığınızda bu iddianın ciddiye alınacak bir tarafı elbette ki yok; Türkiye'nin İranlaşması olasılığı sıfır. Benim öteden beri kanaatim ise, tam tersinin söz konusu olacağı, yani İran'ın önünde sonunda Türkiye'nin yolunu tutacağı ve hem demokratik, hem de laik (yani kimsenin kimseye dini inançlarını dayatmadığı) bir rejime doğru evrileceği.

AKP iktidarı altında Ankara'nın İran politikasını akıllı buluyorum. Bunun çeşitli nedenleri var. Birincisi, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun mimarı olduğu, "komşularla sıfır problem" politikasının hem bölgemizde barış ve istikrarın hakim olmasına, hem de ekonomik kalkınmaya hizmet ediyor olması. İran'la iyi ilişkiler bu açılardan özellikle önemli. İkincisi, Davutoğlu'nun sorunları "çatışarak değil konuşarak" çözme yöntemini yürekten destekliyorum. İran'la da sorunlar konuşarak çözülmeli. Ben İran'ın (ve herhangi bir ülkenin) nükleer silah geliştirmesinin (hatta nükleer santral kurmasının) karşısındayım. Ama İran nükleer silah geliştirmekten zorlamayla değil diyalogla caydırılabilir. Ve, Ankara'nın haklı olarak belirttiği gibi, bütün Ortadoğu ve bütün dünya nükleer silahlardan arınma yoluna girmelidir.

Üçüncü neden ise, eğer İran halkının giderek büyüyen çoğunluğunun isteği doğrultusunda laik bir demokrasi olma yoluna girecekse, Türkiye ile İran toplumları arasında gelişen ilişkilerin buna yararı olacağına inanmam. Her yıl Türkiye'yi ziyaret eden yüzbinlerce İranlının, eksikli ve kusurlu da olsa, Türkiye'deki demokrasinin nimetlerinden etkilenmedikleri düşünülemez.

Elbette ki İran'ın özgürleşmesini istiyorum. İran demokratikleşmeye teşvik edilmelidir. Ama hiçbir topluma kendi tercihi hilafına demokrasi veya herhangi başka bir rejim zorla dayatılamaz. Bu konuda yakın tarihte Irak'tan ve Afganistan'dan, bizzat İran'dan yeterince ders alınmış olması gerekir.

İran'ın, Türkiye'ye benzer bir şekilde, 19. yüzyılda modernleşme, 2. Dünya Savaşı sonrasında da demokratikleşme sürecine girdiğini biliyoruz. Ne var ki İran'da demokratikleşme, 1953'te ABD ve Britanya'nın, petrol imtiyazlarını korumak amacıyla tezgahladıkları, Şah diktatörlüğünü kuran askeri darbeyle durduruldu. 1979'daki İslam Devrimi, İran'ın bu darbeyle hesaplaşmasıydı. Bunu en iyi anlatanlardan biri, "Şah'ın Bütün Adamları: Bir Amerikan Darbesi ve Ortadoğu'da Terörün Kökenleri" adlı kitabıyla, Stephen Kinzer oldu. 1996-2000 yılları arasında The New York Times'in İstanbul büro şefliğini yapan Kinzer'in "Hilal ve Yıldız: İki Dünya Arasında Türkiye" başlıklı kitabı ise son yıllarda günümüz Türkiyesi üzerine yazılmış en okunmaya değer kitaplardan biri.

Kinzer'in, her iki ülke hakkındaki derin bilgisinin yardımıyla kaleme aldığı, Haziran ayında piyasaya çıkacak olan yeni kitabı, "Reset: Iran, Turkey and America's Future / Yeniden Ayar: İran, Türkiye ve Amerika'nın Geleceği" (Henry Holt & Co.) başlığını taşıyor. Yayınlanmasından önce okuma ayrıcalığına sahip olduğum kitabında Kinzer, şu çok dikkate değer tezi ortaya atıyor:

Türkiye ve İran'ın tarihleri, demokrasinin her yerde kök salabileceğini, ama bunun zaman ve deneyim gerektirdiğini gösteriyor. Ortadoğu'da bu deneyime sahip sadece iki ülke var: Türkiye ve İran. ABD için İran'la anlaşmak kolay olmayacak. Bu, Tahran'da yeni bir rejimi gerektirebilir. Ama iki ülkenin siyasi kültürleri ve stratejik çıkarları çok benzer olduğu için, mantık onları anlaşmaya zorluyor. ABD, Türkiye ve İran'ı bir araya getiren bir ortaklık, 21. yüzyılın "güç üçgeni" olabilir. ABD ile S. Arabistan ve İsrail'i birleştiren eski üçgen, Ortadoğu'yu şiddete boğdu.



Turkmedya.Com Bir İnternet Holding A.Ş. İştirakidir. © Copyright 1996 - 2010