KOCAELİ (İHA) - Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) 6. Başkanlar Kurulu Toplantı'sı yapıldı. Toplantının ardından yapılan değerlendirmeyi kamuoyuna aktaran iş adamları, Türkiye'nin dünyada varolan krizden çok fazla etkilenmediğini ifade ederek, Türkiye'yi şanslı olarak niteledi.
ASKON şubeleri il ve ilçe başkanlarının katıldığı ASKON 6. Başkanlar Kurulu Toplantı'sı Gebze'de gerçekleştirildi. Toplantıda yapılan değerlendirme sonucunu kamuoyu ile paylaşan ASKON Genel Başkanı Mustafa Koca, "Dünyanın kriz tehdidiyle başa çıkmaya çalıştığı şu dönemde ülkemizin bundan çok etkilenmemesi büyük bir şanstır. Ülkemizde ki her kurum ve şahıs maksimum sorumluluk anlayışı ile davranmayı ön plana çıkardı. Parti kapatmanın etkisi cari açığın finans kaynaklarının da olumsuz etkilemektedir" diye
konuştu. 2007-2008 değerlendirmesinde yabancı sermayenin yüzde 50 azaldığından söz eden Koca, "Maaşından başka ekonomik hesap yapmayanların bir parti kapatmak için tüm kurumları töhmet altına sokarsa, bu bir kurumu değil 70 milyonu etkiler. 2001 krizinin faturasını ödedik. Seçimlerde AK Parti lehine bir karar verildi. Eğer siyasi istikrarı sağlayamazsak ekonomik istikrarı hiç sağlayamayız. AK Parti'yi desteklemek için söylemiyorum bunları. A ya B partisi fark etmez. Türkiye'nin fotoğrafını okumada daha net
olmalıyız. Birileri bu halkı tokatlıyor ama kim? Hükümet iletişim ve iletişimsizlik sebebi ile tokatlamıyor ancak erkleri tokatlıyor" ifadelerini kullandı.
Dünya krizin uzun zamandır ilk kez en gelişmiş bölgeden geldiğini vurgulayan Koca, "Biz makro seviyedeki kürsel dalgalanma eşliğinde Türkiye'nin fotoğrafını koyduk ortaya. Bu büyük fotoğrafı iyi okuyan, analiz eden üyelerimizden buradan kendi fotoğrafını ortaya çıkarsın. Sokaktaki esnafın, sanayicinin sorunu bundan sonra kendi verimliliğini koruyabilmek üzerinedir. Ülkemizin ilk çeyrekte beklenen büyüme oranlarının üzerinde bir orana ulaştık. Ancak yine aynı çeyrekte yarı yarıya yabancı sermaye kaybımız
oldu. Dünya enflasyonu gıda enflasyonuna dönüşmekte. Makro seviyede bir tarım politikamız yok. Kanser olmak üzere olan bir GAP var önümüzde. Bizim oralara sermaye götürüp tarıma sahip çıkmamız gerekmektedir. Biz yapmazsak gelir birileri oralara konar" şeklinde konuştu.
Toplantı sonrası açıklanan değerlendirme raporu ise şöyle: "Dünya krizinin etkileyeceği en önemli zaafımız cari açıktır. En hızlı şekilde tedbir almak için hemen harekete geçilmelidir. Euro- dolar paritesinin aleyhimize gelişmesine fırsat vermemeliyiz. Bütün olumsuzluklara rağmen ülkemizde büyüme oranları düşmemiştir. Ancak enflasyon baş kaldırma eğilimine geçmiştir. Faiz adeta ekonomik gereksinimlerin ötesinde baskılarla yükselişe geçmektedir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası faiz yükseltme anlayışını
mutlaka gözden geçirmelidir. Yabancı yatırımlar açısından ilk 6 ay geçen yıla göre yüzde 50'lik bir azalma gösterdi. İstikrar bozucu imajdan bir an önce kurtulmalıyız. Hukuk dışı kanallarla siyasi mekanizmaları bozmak ve darbe zemini oluşturacak eylemlere başvurmak sureti ile ülke dirliğine zarar vermeye
çalışan tüm yapılar meşru zeminlerde en yüksek dikkatle yargılanmalıdır. Ülkemizde işsizlik sorununu çözmenin en ideal yolu mesleki eğitime hızlı bir geçiş düzeni kurmaktır. İstihdamsız büyüme anlayışından
vazgeçilmeli sosyal sorunlar biriktirilmemelidir. Parti kapatmanın etkisi cari açığın finans kaynaklarını olumsuz etkilemektedir. ABD kaynaklı bu kriz önümüzdeki yılları da kapsayabilir. Petroldeki anormal tırmanış bioyakıtı destekledi, sonunda gıda açısından tehlike çanları çalmaya başladı. 2009'dan itibaren emtia fiyatları yeniden eski haline dönebilir. Ülkemizin de buna hazır olması gerekir. Dünya krizinin kaynağı uzun zamandır ilk kez en gelişmiş bölgeden gelmekte. Şimdi gelişmekte olan ülkeler absore
görevi yapıyor. Ülkemizin kıymetini bilmek ve suni engeller oluşturmamamız gerekmekte. Kapitalist küresel sistem etkisini yitirmekte ve lokal ekonomik formüller ön plana çıkmakta. Bu gelişimi görmeliyiz. Siyasi krizlerle ülkenin geleceğini karatmamalıyız. Dünya enflasyonu gıda enflasyonuna dönmekte ve bunu faiz artırımları ile çözemeyiz. Tarımda bilimsel kaynaklı dönüşüm için geç kalmamalıyız. Ülkemizin şansını ve konumunu kullanmalıyız"