| Yaş meyve ve sebzedeki sorunlar |
Yazı boyutu
|
MERSİN (İHA) - Mersin İl Tarım Müdürü Hasan Hüseyin Oluğ, Türkiye'de 2007 yılı 'Zirai İlaç Kalıntı Denetim ve İzleme Programı' verilerine göre, 15 bin 921 analizin sadece yüzde 1.7'sinde kalıntı bulunduğunu, söz konusu oranın da AB ülkelerinde yüzde 4 olduğunu bildirdi.
İl Tarım Müdürü Hasan Hüseyin Oluğ, Türkiye'de yaş meyve ve sebze ürünlerinde zirai ilaç kullanımı ve kalıntıyla ilgili olarak yaşanan problemlerin yıllardır güncelliğini koruyan bir konu olduğunu vurguladı. Oluğ, 'Zirai İlaç Denetim Programı' kapsamında 2003 yılından bu yana üretici, perakende satış yerleri, paketleme tesisleri ve üretim tesislerinde kontroller yapılarak, muayene ve analiz için numuneler aldıklarını söyledi.
2007 yılı itibariyle Türkiye'nin toplam yaş sebze-meyve üretiminin toplam 44 milyon ton olduğunu kaydeden Oluğ, bu üretimin de yaklaşık 2.2 milyon tonun ihraç edildiğini, yapılan ihracattan ülke ekonomisine de yaklaşık 1.5 milyar dolar katkı sağlandığına dikkat çekti. Oluğ, Türkiye'nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 35'inin Rusya Federasyonu'na gerçekleştirildiğine işaret etti. Oluğ, "Rusya Federasyonu'nun ihracatında ise Türkiye'nin payı yüzde 20'dir. En fazla ihraç ettiğimiz ürünlerin başında yüzde
13 ile domates, yüzde 12 ile limon ve üzüm geliyor. Son dönemde Rusya Federasyonu ile yaş sebze-meyve ihracatında ciddi sorunlar yaşanmaktadır. İhraç edilen ürünlerde tespit edilen zirai ilaç kalıntıları ile ilgili geri bildirimlerde meydana gelen artış nedeniyle patates, domates, patlıcan, limon ve üzüm gibi ürünlerin ihracatı 7 Haziran 2008 itibariyle engellendi" dedi.
Hasan Hüseyin Oluğ, Rusya Federasyonu'na yapılan ihracatta MRL değerlerinin olumsuz çıkmasının nedenlerini de şöyle sıraladı:
"Ürünü yüksek fiyatla satabilmek amacıyla zirai ilacın kalıntısının parçalanma süresini beklemeden hasat edilmesi. Ürünlerin dayanma süresini uzatmak için gereğinden fazla dozda ilaç kullanımı. Rusya Federasyonu'nun MRL değerlerinin ülkemiz ve AB limitlerine göre gerçekçilikten uzak bir şekilde düşük olması. İhraç edilecek ürünlerde ruhsatsız ilaç kullanımı. Birden fazla üreticinin ürünlerini karıştırılarak ihraç edilmesi. Raf ömrünü uzatmak için hasat edilmiş ürünlerde ambalajlama sırasında kimyasal
maddelerin kullanılması."
Rusya Federasyonu ile yaşanan sorunların aşılmasına yönelik olarak Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından bitkisel üretimde kullanılan kimyasalların kayıt altına alınması ve izlenmesi kapsamında yönetmelik taslağı hazırladığını hatırlatan Oluğ, bu yönetmeliğin de bitkisel ürünlerin üretiminden pazarlanma aşamasına kadar geçen süreçte kullanılan bitki koruma ürünlerinin, Zirai Mücadele Teknik Talimatları'na uygun ve kontrollü olarak kullanılmasını, Türk Gıda Kodeksi'ne ve kalıntı değerlerine uygun
bitkisel ürün arzını, tüketici sağlığı ve çevrenin korunmasını, üründe izlenebilirliği sağlamayı amaçladığını vurguladı. Oluğ, taslak halindeki yönetmeliğin bitkisel üretimde kimyasal kullanıma bağlı sorunların önlenmesi doğrultusunda; üretimden pazarlamaya kadar geçen süreçte bulunan kişi, kurum ve kuruşların görev ve sorumluluklarıyla yaptırımlarına ilişkin usul ve esasları da kapsadığını dile getirdi. Yönetmeliğin yürürlüğe girmesi durumunda, kontrolsüz olarak üretilen ürünlerin iç ve dış piyasada
pazarlanmasının engelleneceğini savunan Oluğ, bu kapsamda da üreticilere tarımla ilgili tüm kurum ve kuruluşlara da önemli görev ve sorumluluklar düştüğünü belirtti.
|
|
Çözüm önerilerine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Oluğ, üreticilerin eğitimine önem verilerek zirai ilaçların, insan sağlığına olumsuz etkilerinin anlatılmasının yanında uygun ilaç, uygun zaman, uygun doz ve yeterli bekleme sürelerinin öneminin de üreticiye kavratılması gerektiğini söyledi. Oluğ, 'Sözleşmeli üretici modeli'nin bütün ürünlerde yaygınlaştırılması için yönlendirilmelerin yapılması gerektiğini ifade ederek, küçük ölçekli tarım işletmelerinin ürünlerinin yetiştirilmesinde ve
pazarlanmasında; bu işletmelerin rekabet gücünü arttıracak kooperatiflerin kurulmasının teşvik edilerek desteklenmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Zirai ilaç bayilerinin ruhsatsız ilaç satmamaları hususunda uyarılarak, üreticiye gerekli teknik desteği vermelerinin sağlanması gerektiğini dile getiren Oluğ, "Üretici kayıt defterlerinin kullanımının yaygınlaştırılması şart. Bunun yanında; Bitki Koruma Şubesi tarafından üreticilerin kayıt altına alınması çalışmaları da hızlandırılarak, meyve-sebze ambalajlayan paketleme tesislerinin bütün üreticilerin barkotlama gibi yöntemlerle kodlanması sayesinde izlenebilirliğinin sağlanması gerek. İyi tarım
uygulamaları ve Eurogap gibi kontrollü üretim yapılmasının yaygınlaştırılması gibi tedbirler, bu problemlerin çözümünde önemli mesafeler alınmasına imkan sağlayacak" diye konuştu
MERSİN Türkmedya.com TEMSİLCİSİ Olmak için Lütfen Tıklayın »
|