|
Daha önce Bilecik'teki sendike temsilcilerinin Başhekime çıkarak hastaneyle ilgili sorunları anlatmasından sonra CHP Milletvekili Yaşar Tüzün'e de sorunları aktarmışlardı. Ardından Bilecik Devlet Hastanesi ile Milletvekili Yaşar Tüzün arasında karşılıklı basın açıklamaları olmuştu. Tartışmaya Milliyetçi Hareket Partisi Bilecik İl Başkanlığı da katıldı. MHP İl Başkan-lığı “acı tabloyu görünce bu hastanedeki bu olaylara kim dur diyecek diye artık M.H. P.ve kamuoyunun haykırma zamanının geldiğine inanıyoruz” diye başladığı basın açıklamasında “Başhekim olarak tam gün polikinliğe inseniz halkımıza biraz daha fazla hizmet verseniz olmaz mı?” şeklinde sordu ve hastanedeki sorunları tek tek sıraladı. Başhekim Karataş'da “İnsaf diye yanıtladı.”
MHP’nin Bilecik il başkanlığının basın açıklaması ile Bilecik Devlet Hastanesi Başhekimi Mehmet
MHP'nin açıklaması şöyle: “Devlet hastanesi başhekimliği hakkında bugüne kadar yerel gazetelerdeki eleştirileri üzüntü ile gün ve gün takip etmekteyiz ancak son günlerde bizlere de ulaşan aşağıdaki acı tabloyu görünce bu hastanedeki bu olaylara kim dur diyecek diye artık M.H. P.ve kamuoyunun haykırma zamanının geldiğine inanıyoruz.
SN. Başhekimimize sormak istiyoruz Hastanemizde üç tane kadın doğum uzmanı olmasına rağmen
26.09.2008 02.10.2008 tarihleri arasında doğum için gelen hastalar neden Eskişehir-Bozüyük hastanelerine sevk edildi.
Bayramın 1.günü Eskişehir'e sevk edilen bir hasta yolda ambulansta doğum yaptı mı?
03.10.2008 tarihinde hastanenizde doğum yapan bir hasta niye 04.10.2008 tarihinde Bursa'ya sevk yapıldı. Bursa'ya sevk yapılan bebek öldü mü? Peki, hastanede bebek yoğun bakım ünitesi veya bir adet tam donanımlı küvez bulunmadığından mı sevk edildi?
İki saatlik yoldan sonra bu bebeğin öldüğünü biliyor musunuz?
Hele bir göz polikinliğimiz var ki sıra bulma olayı içler acısı. Hala bir göz doktoru bulamadınız mı? Bulamadınızsa yeni göz doktoru gelinceye kadar başhekim olarak tam gün polikinliğe inseniz halkımıza biraz daha fazla hizmet verseniz olmaz mı?
Cevap bekleyen bu sıkıntıların yetkililerimiz tarafından çözülmesini bebeklerimizin bu ihmallerden dolayı ölmemelerini annelerimizin ambulanslarda, yollarda doğum yapmamalarını diliyor, hastanemizin bu ve bu gibi konularla gündemden düşmesini bekliyor bu konunun çözümünde katkı sağlayacak yetkililerimize saygılar sunuyoruz.”
Bilecik Devlet Hastanesi Başhekimi Mehmet Karataş Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanlığından gelen soruları yanıtlayarak şunları söyledi; “Bayram tatilinde hastanemizde bir bölümden 2 tane olan hekimler icap nöbeti tuttular. Yani bir bölümden 2 tane olan hekimlerimizden birine icap nöbeti yazıyoruz ve o nöbet günlerinde il dışına çıkmayan hekimlerimiz hasta olduğunda hastaneye gelerek tedavilerini yapıyorlar. Diğer 1 tane hekimi olan bölümlerimizde, eğer hekimlerimiz buradalar ise icabcı değillerse icabcı olmuyorlar. Sağlık Bakanlığının yönetmeliği bu yönde.
İki kadın doğum uzmanımız var. Dolayısıyla bayram tatilini onlar kendi aralarında anlaşarak ikiye böldüler. Ekim ayının biri dahil Söğüt Devlet Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Mustafa Kemal Günver icabcıydı. Ekim ayının birinden sonra da doktor hanım icabcı. Nöbet listesi böyle yapılmıştı.
Mustafa Kemal bey bizim memurumuz değil. Söğüt Devlet hastanesinin doktoru ve bizde geçici görevde çalışıyor. 25 Eylül Perşembe günü Söğüt'te görevliyken Mustafa Kemal bey, Söğüt'ten sevk almış ortopediye İstanbul'a, İstanbul'dan da Cuma günü rapor almış. Tabi bizim bu rapordan haberimiz yok. Bizim rapordan haberimiz olsa biz doktor hanıma deriz ki; “sen izine gidemezsin” ama tabi doktor hanım bütün nöbeti de tutmak zorunda değil, oda insan. Fakat şuan hala raporlu Mustafa Kemal Bey, 26.09.2008 tarihinden itibaren 20 gün rapor almış. Bayram sonrasında bir baktık ki önümüzde raporun fotokopisi var. Kendisi de bu raporu bize getirmedi usule aykırı bir durum var. Sevk alıp İstanbul'a gitmesi de usule aykırı. Çünkü bizim burada 2 tane ortopedi uzmanımız var. Tabi biz bunu normal karşılamadık, raporları biz idareciler sağlık iznine çeviriyoruz. Fakat biz bunu usulüne uygun olmadığından dolayı sağlık iznine çevirmedik ve İl Sağlık Müdürlüğüne verdik onlar gerekeni yapacaklar. Üstelik raporda mühür vardı ama, başhekimliğin onayı da yoktu. Bu arkadaşımız geçen sene de bu türde bir soruşturma geçirmişti. Aynı durumlar yine oldu hastalar yollarda kalmıştı.
***30 Eylül Salı günü M.A. isimli gebemiz burada doktorumuzun yerinde olmadığından dolayı çünkü icabcı doktor Mustafa Kemal Günver rapor almıştı. Tabi doktorun burada olmadığından dolayı burada doğum yaptırılamadı. Ebe ve ATT eşliğinde ambulansla Bozüyük devlet hastanesine sevk edildi, fakat tünel civarında doğum yaptı. Sonra Bozüyük Devlet hastanesine gidilip ilgili uzmana teslim edildi. Burada ki bu olay yaşanmıştır, gerçektir.
***Bütün hastalar bizden sevk edilebilir. Bütün kurumlardan bir
|
|
başka kuruma sevk edilebilir. Yoğun bakım sıkıntımız çok. Çünkü yoğun bakım yatakları çok az. Bizde hem küvez var, hem de bebek yoğun bakım var fakat bunu döndürecek elemanımız az. Birde yeni doğan uzmanımız yok. Bir çocuk uzmanları var birde yeni doğan uzmanları var. Tabi bu yeni doğan uzmanlarının gözetiminde büyük hastanelerde yoğun bakım yatakları var. Yani donanımı almak yetmiyor, kullanacak eleman önemli. Yoğun bakımda 24 saat doktor olması lazım. 24 saat doktoru burada ne zaman tutabiliyorsunuz? Ancak 4 hekim olması lazım. 4 hekim olduğunda biz 2. basamak yoğun bakım kurabiliyoruz. Bakanlık bize çocuk için değil ama büyükler için 2. basamak yoğun bakım kurma talimatı verdi. Biz ona göre bütün alet edevatın alımlarını yaptık. Ama onun için eleman gerekiyor ve doktor lazım. Yani küçük yerlerin bu sıkıntısı var. Eskişehir'de bebek doğum yoğun bakımı var. Ancak oradaki en azından 4 tane çocuk hekimi var. Yani icap nöbeti ile olmaz, 24 saat devamlı doktorun görev başında olması lazım. O yüzden biz her zaman sevk edeceğiz. Biz her zaman sevk edeceğiz. Yani sevki sıfırlamak mümkün değil.
Sevk edilen hasta ölmüşte olabilir bunu ben bilemem ama biz mümkün olduğu kadarıyla burada bakacağız, bakamadığımız kişileri de sevk edeceğiz. Kriterlere göre hareket ediyoruz, kuralları var. Sevk içinde bazı imkanlar gerekiyor, onları da sağlıyoruz. Önemli olan hastanın lehine olan her şeyi kullanmaktır.
***Bebeğin durumu ile ilgili bir bilgimiz yok bunu biz bilemeyiz.
***İnsaf diyorum, başka bir şey demiyorum. 15 aydır tek göz doktoru çalışıyorum. Ben burada 18 senedir çalışan bir insanım. Tabi isterim bütün hastalara bakayım. Benim kaygım da yok. İdareciliği de yapacağız, o işi de yapacağız. Onu da ne kadar yapıyoruz? Ben buraya ilk geldiğimde göz doktoru günde yani bütün doktorlar 30 hasta bakardı. İdareciler ise hiç bakmazdı. Şimdi idareci olduğum halde günde 30 hasta bakıyorum. İdareci olmayan insanların benim geldiğim dönemde baktıkları hastalar kadar hasta bakıyorum. Bugün 38 hasta bakmışım. Gönül ister ki 50-60 hasta bakarım. Bir doktor getirebilmek için elimden geleni yaptım. Valimizi, Milletvekilimizi devreye sokarak Bakanlığı arattım. Dünde Ankara'da Genel Müdürlükteydim talep ettim. Söz aldım diyemem. İnşallah veririz, durumunuzu biliyoruz dediler. Yani doktor getirme makamında ben değilim ki, ancak talep ederim. Biraz insaflı olmak lazım. Bakabildiğimiz kadar bakıyoruz. Pazartesi günü ameliyat günü, Cuma günü heyet günü bugünlerde de bakmaya çalışıyorum. Ama çok hastaya bakmak mümkün olmuyor. Sabah gelen imzaları atıyoruz, öğlen arası toplantılar yapıyoruz. Ben biraz insaf diyorum yani.”
kaynak : sakarya gazetesi BİLECİK Türkmedya.com TEMSİLCİSİ Olmak için Lütfen Tıklayın »
|