• Turkmedya.com Google 

İL PORTALLARI

Adana
01
Adıyaman
02
Afyon
03
Ağrı
04
Amasya
05
Ankara
06
Antalya
07
Artvin
08
Aydın
09
Balıkesir
10
Bilecik
11
Bingöl
12
Bitlis
13
Bolu
14
Burdur
15
Bursa
16
Çanakkale
17
Çankırı
18
Çorum
19
Denizli
20
Diyarbakır
21
Edirne
22
Elazığ
23
Erzincan
24
Erzurum
25
Eskişehir
26
Gaziantep
27
Giresun
28
Gümüşhane
29
Hakkari
30
Hatay
31
Isparta
32
Mersin
33
İstanbul-Asy
34
İstanbul-Avr
34
İzmir
35
Kars
36
Kastamonu
37
Kayseri
38
Kırklareli
39
Kırşehir
40
Kocaeli
41
Konya
42
Kütahya
43
Malatya
44
Manisa
45
K.Maraş
46
Mardin
47
Muğla
48
Muş
49
Nevşehir
50
Niğde
51
Ordu
52
Rize
53
Sakarya
54
Samsun
55
Siirt
56
Sinop
57
Sivas
58
Tekirdağ
59
Tokat
60
Trabzon
61
Tunceli
62
Şanlıurfa
63
Uşak
64
Van
65
Yozgat
66
Zonguldak
67
Aksaray
68
Bayburt
69
Karaman
70
Kırıkkale
71
Batman
72
Şırnak
73
Bartın
74
Ardahan
75
Iğdır
76
Yalova
77
Karabük
78
Kilis
79
Osmaniye
80
Düzce
81

ÜLKELER

Kıbrıs
Almanya
Fransa

Buket'in öldüğü açıklandı

Zeytinburnu'ndaki tramvay kazasında ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede beyin ölümünün gerçekleştiği açıklanan Buket Bulut'un bugün de saat 13.50'de kalbinin durması sonucu hayatını kaybettiği bildirildi.

Buket'in beyin ölümünün açıklanmasının ardından Başbakan Erdoğan tarafından hastaneye gönderilen mucize doktor diye adlandırılan ünlü beyin cerrahı Prof. Dr Haluk Deda'nın 'beyin ölümünden dönüş olmadığını' bildiği halde yaptığı umut veren konuşmalar sağlık dünyasında sert eleştirilere hedef oldu. Ve bugün gelen Buket'in tamamen hayatını kaybettiği haberi durumun vahametini iyice ortaya döktü.

İstanbul İl Sağlık Müdürü Prof. Dr. Ali İhsan Dokucu da organ nakliyle ilgili çalışan ekipler de bu durumun büyük bir hayal kırıklığı yarattığı söyledi.

Dokucu, "Bu hayal kırıklığını destekleyecek mahiyette bir ifadede bulunmak hastamıza donör olacak ailelerle organ bekleyen hastalar arasında bir çatışma varmış algısı oluşturmuştur" diye konuştu.

Organ Nakli Birimini dolaştığını ifade eden Dokucu, buradaki görevlileri işaret ederek, "Orada şöyle duyumlar almışlar, bizim hastamızın beyin ölümü tam olarak gerçekleşmeden mi siz organlarını aldınız" dedi.

Dokucu, bu şüphelerin oluşmasının ülke sağlığı açısından olumlu olmadığını belirtti.

BEYİN ÖLÜMÜ GERİ DÖNÜDÜRÜLEMEZ

Türk Tabipler Birliği(TTB), tramvay kazası sonucu kaldırıldığı hastanede beyin ölümü gerçekleşen Buket Bulut’un durumunu değerlendirerek, "Beyin ölümü, adı üzerinde, ölümdür. Ölüm de, yine bilindiği gibi, geri dönüşü olmayan bir olaydır. Tersinden düşünürsek, "geri dönme" olasılığı olsaydı, ölümden söz edemezdik" açıklamasını yaptı.

TTB yaptığı yazılı açıklamada, "Başbakan beyin ölümü gerçekleşen hasta için mucize doktoru devreye soktu" haberlerini hatırlatarak, beyin ölümünden geri dönüşün olmadığını kaydetti. TTB’nin açıklamasında, "Beyin ölümü, adı üzerinde, ölümdür. Ölüm de, yine bilindiği gibi, geri dönüşü olmayan bir olaydır. Tersinden düşünürsek, ‘geri dönme’ olasılığı olsaydı, ölümden söz edemezdik. Nitekim, geri dönme olasılığı bulunan başka durumlarda beyin ölümünden değil, örneğin bitkisel yaşam durumundan söz edilmektedir" denildi.

Evreni anlama ve dönüştürme çabasında insanlığın bugüne dek geliştirdiği en işlevsel ve güvenilir yöntem olan bilimsel bilgi üretme yöntemi olasılıklarını dışlayacağını ifade eden TB, "Küçük olasılıkla da olsa üretilen bilginin yanlış olabileceği, ayrıca değişebileceği olasılıklarını göz ardı etmez. Ancak bu durum, geri dönüşsüz süreçler için geçerli değildir. Diğer deyişle, beyin ölümü örneğinde olduğu gibi, ölüm gerçekleştikten sonra kişinin yaşama geri dönme olasılığı bulunmamaktadır" dedi. Açıklamada şu bilgilere yer verildi: "Basın organlarının ‘beyin ölümü’ kavramının anlamına dikkat etmeden haber yapmaları üç açıdan olumsuz sonuç doğurabilir: Toplumda tıbba olan güven azalacak, tıbbın ‘ölüm’ dediği olgularda dahi, ölmeme, bir geri dönme olasılığının var olduğu zannı oluşacaktır.

Beyin ölümü kavramının en önemli uygulama alanlarından biri olan organ bağışlarını azaltabilecektir. Nitekim hastanın yakını ‘mucize’ beklentisiyle organ bağışında bulunmayacağını açıklamıştır.

Beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın bir ‘mucize’ ile de olsa sağlığını kazanabileceği zannı, sınırlı sayıda olan yoğun bakım birimlerine daha fazla gereksinim duyan / gerçekten yarar sağlanabilecek olan hastaların bu olanaktan yararlanmalarını engelleyebilecektir."

-"DOĞADA ‘MUCİZE’ YOKTUR"-

Mucize’nin anlamını "aciz bırakan şey" olarak değerlendiren TTB, günlük dilde beklenmedik, öngörülemeyen ya da oluşma

Haberi Arkadaşına Gönder
Yazı boyutu         

olasılığının bulunmadığı düşünüldüğü halde oluşan olaylara, dini söylemden ödünç alınarak, "mucize" denildiğini belirtti. TTB, "Ancak bu ifadenin metaforik olduğu gözden kaçırılmamalı, ‘mucize’nin esasen ‘açıklamakta güçlük çekilen şey’ olduğu unutulmamalıdır. Tarih boyunca deneyimlenmiştir ki, var olan bilgiyle açıklanamayan olgular, bir süre sonra, bilimsel bilginin artmasıyla açıklanır, anlaşılır ve sonrasında müdahale edilebilir hale gelmiştir" dedi.

-"MUCİZE DOKTOR İFADESİ YANLIŞ"-

‘Mucize’ olmadığı gibi, ‘mucize doktor’ kavramının da olmadığını belirten TTB bu ifadenin aynı zamanda bilimsel olmadığını kaydetti. Açıklamada şöyle denildi: "Hatta, ‘mucize’den önce, olağan tıbbi uygulamaların da yüzde yüz olumlu sonuç verileceğinden söz edilmemektedir. Tıbbi uygulamalarda hiç bir zaman ‘%100’ söz konusu değildir; ne kimsenin hastalığa yakalanmayacağı yüzde yüz güvence altına alınabilir, ne her hastalık yüzde yüz iyileştirilebilir, ne de her hasta yüzde yüz sağlığına kavuşabilir. Bu basitçe, doğaldır; çünkü tıbbi uygulamalar eldeki bilgi ve olanaklılıklarla sınırlı olduğu kadar, daha da önemlisi, doğanın diyalektiğiyle ilişki kurmaktadır. Doğa, toplum ve insanın içinde bulunduğu karmaşık nedensellik ağı tek yönlü değil çift yönlü işlediği için ve tüm olay, olgu ve etmenler değişim halinde bulundukları için ‘%100’ kavramının tıbbi uygulamalarda hiçbir zaman yeri olamayacağı da öngörülebilir.

‘Mucize doktor’ tanımlaması bilim dışılığının yanı sıra ahlaki açıdan da sorunlu bir ifadedir. Bir hekime bilimsel dayanağı olmayan bir değer atfetmesi, bir hekime diğer sağlık çalışanlarının sahip olmadığı insanüstü bir değer atfetmesi, bir insana tanrısal güçler atfetmesi, sansasyonel, diğer deyişle duygulara seslenerek boş umut yaratması ve bilimsel bilgiye olan inancı zayıflatması bu ifadenin değersel sorunlarından başlıcalarını oluşturmaktadır. Bunların yanı sıra, belki de en önemlisi, bu ifadenin; bazı hekimlerin mucizevi güçleri olduğunu ve bu güçleri ancak kendilerini sağlık hizmeti vermeye ikna edecek kudrette kişilerin isteği üzerine harekete geçirdikleri gibi masalsı bir anlayışı beslemesidir."

-"BAŞBAKAN’IN ‘MUCİZE DOKTOR’ GETİRMESİ HEM HATALI HEM DE GÜVEN AZALTICI"-

TTB’nin açıklamasında, "Başbakan mucize doktoru getirtti" ifadesi de hatırlatılarak, "İfadenin ötesinde, eylemin kendisi ayrıca hatalı ve güven azaltıcıdır" denildi. Açıklamada şu görüşlere yer verildi: "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Başbakanı kişisel inisiyatif kullanarak, tamamen öznel gerekçe ve dayanaklarla ‘uygun gördüğü’ bir hekimi ‘getirtmiştir’. Benzer durumdaki hastalar ve ülkemiz sağlık çalışanları için son derece rahatsız edici olan bu tutum, aynı zamanda hem sağlık hizmetlerinin örgütlenmesine duyulan güveni azaltmakta, hem de bir politikacının elindeki gücü kendi öznel gerekçeleriyle dilediği gibi / bilim dışı kullanmasının bir örneğini oluşturmaktadır.

Dahası, görüşüne başvurulan kişi, Türkiye’de yaptığı kök hücre deneylerinin araştırma etiğine aykırı olduğu iddialarıyla karşılaştıktan sonra deneylerine bir başka ülkede devam etmekte olan ve yeterli bilimsel bilgi olmadığı halde iyileştirme sözü vererek çaresiz durumdaki hastaların umutlarını araçlaştırmakla eleştirilen bir hekimdir."

Açıklamada basının da bu tür haberleri yaparken daha dikkatli olması gerektiği belirtilerek, "Mucize, ‘mucize doktor’ gibi gerçek dışı ifadelerle boş umut yaratmaktan sakınması gerektiğini vurgulamak istiyoruz" denildi.

milliyet.com.tr



Bu haberi FACEBOOK'ta paylaş


    
  Yaşam Kategorisindeki Diğer Haberler Tüm Haberler

Iraklının kamera şakası bile bombalı!

"Terör" şakası, bombalı eylemsiz gün geçirmeyen ülkede tartışma konusu oldu

Bir Hakimin yakarışı

Bolu Ağır Ceza Hakimi Çetin Canbazoğlu, Anayasa değişikliğiyle hür iradesi elinden alınıyor!

Yardım ettik,"EVET" istiyoruz!

AKP’den bayram tebriği görünümlü ‘Evet’ şantajı

Sakine Aştiyani’ye recm uygulanamaz

İran Sefiresi Rüya Hosseinpour,“Bir kadın gözünden İran kadınını ve recm’i” anlattı

 ADnet Reklamları Siz de reklam verin    

En son haberler

  • Iraklının kamera şakası bile bombalı!
  • "Terör" şakası, bombalı eylemsiz gün geçirmeyen ülkede tartışma konusu oldu

  • Bayram namazında camiler doldu taştı
  • Bir Hakimin yakarışı
  • Yardım ettik,"EVET" istiyoruz!
  • Bursa’ya 4 günde 1 maç
  • Sakine Aştiyani’ye recm uygulanamaz

En çok okunan haberler

  • Bayram namazında camiler doldu taştı
  • Ankara'nın en büyük camisi olan Kocatepe Camii bayram namazında yine doldu taştı

  • Batı Nil Virüsü Türkiye’nin batısında
  • 'Hayır' için 73 il gezdi
  • ABD utanmaz rahibi durdursun
  • Amacım Ümit Hanım’ı üzmek değildi
  • İşyerleri de taksidi seviyor
Ramazan tebriği
  • İmmihan Ceylan'ı kaybettik
  • Mustafa Tan'ı kaybettik
  • Umurca Köyünde Hatim Duası...
  • Mübarek Ramazan Bayramı
  • Ramazan bayramınız mübarek olsun
  • Ramazan bayramınız kutlu olsun
  • Ramazan bayramınız mübarek olsun

  
Hırkalı'dan yetişenler
  • • Anneler günü kutlaması
  • • Muhtarlığımıza teşekkürler
  • • Yabancı misafirler okulumuzda
  • • Geleneksel dönem sonu kermesi

Öğrencilerimiz gururlandırdı
  • • Sene sonu etkinliği yapıldı
  • • Pilav günü 2010
  • • Halı saha turnuvası sonuçlandı
  • • Niksar Endüstri Meslek Lisesi Romanya yolcusu

Kep Töreni
  • • 2009-2010 Eğitim dönemi Mezuniyet Töreni
  • • Bilgi yarışması
  • • Fakülte ve Yüksekokullar arası halk oyunları
  • • Taraklı’da MYO Açılmasını SAÜ Onayladı.